…GİDEN Mİ YOKSA KALAN MI…
İsyanım gidişine değil,gidişindeki
sessizliğe…!
Giden mi yoksa kalan mı yalnızdır diye sormuştun yine buluştuğumuz bir eylül akşamında.O zaman belliydi gideceğin ama inanmak istememiştim.Giden sen olacaktın kalansa ben ve ertesi akşam bu sorunun cevabını almak istercesine olmuştun giden kalansa ben…
Sensizliğin ilk akşamı beni bekleyen işkence günlerinin habercisiydi ama biliyordum yalnızlık benim yarim olmayacaktı.Olmadı da…! Beynimi saran kara bulutların içimi kemiren o acının esiri olmayacaktım dayanacaktım tüm işkenceye ve dayandım da…!
Kalandım ben ama yalnız değildim.Giderken bırakmıştın bana bu şehri,her köşesini ve yaşanmış geçen tüm güzel günleri.Güneş sensizde olsa doğuyordu her sabah bu şehre ben hayaline günaydın diyordum.Ve başlıyordum güne.Yürüdüğüm cadde aynıydı sen varmışçasına ağır adımlarla yürüyordum yine,cadde benimleydi, sigara içmek için oturduğumuz bankın önüne geldim oturdum,yanımdaymışsın gibi yine bir köşesine yaktım sigaramı çektim nefesi derinden bank benimleydi,sigaramı bitirip kalktım yola devam üşüyen ellerimi,içimi ısıtmak için çay molası verdim her zaman gittiğimiz cafe girdim içeri sen varmışçasına oturdum masaya iki çay söyledim,aldım bir yudum yaktı içimi ama olsun cafe benimleydi.Saat hızla ilerliyordu geçen saatler benimleydi,akşam olsun istedim bir an önce,telefonumu aldım elime aradım birkaç kişi akşam görüşelim diye.Hani eskiden sende olurdun bu buluşmalarda ama şimdi sensiz gideceğim yoksun ya o yüzden ama olsun arkadaşlar benimleydi.Ve daha neler neler.Nefes alıp verdiğim saniyeler,attığım adımlar,hayat ve her şey,benimle birlikte terk edip gittiğin bu şehir benimleydi.
İsyan etmiyorum bu işkence günlerine,alışıyorum her şeye.Kalandım ama ben yalnız değildim tek eksiğim senin yokluğun.Ama sen tamamen yalnızsın gidensin çünkü.Bu şehri,hatıraları,yaşadıklarımızı bana bırakıp gittin.Gitmekle yalnızlığı seçtin bense kalmakla sadece sensizliği.
Giden mi yoksa kalan mı yalnızdır demiştin ya hani,bil ki ben yalnız değilim…
SÜRGÜN SEVDAM
|